2 Mart 2010 Salı

İLLEDE EDEP


YİNE EDEB, İLLE DE EDEB… Edep, güzel terbiye, iyi alışkanlıklarla birlikte, utanılacak hata ve ayıplardan korunmaktır. İnsan zekasının kapısı olan edep, inanan kimsenin eskimez giysisi, en değerli süsü, mağlup olmaz silahıdır. Edep ve güzel ahlak inanca kuvvet ve parlaklık kazandırıp kötülüklerden korur.İnsan ilişkilerinin şekillenmesinde önemli bir özellik olan edep, kişinin kendisini ve çevresindekilerini sevmesi herkese layık olduğu ölçüde değer vermesidir. Edep, başkaların kul köle olup onları üstün görmemek olduğu gibi, kendisini de abartılı gösterip insanları hor görmemektir. İslam bilginlerinden bazıları edebi şöyle tanımlar:

İmam Kuşeyri: “Edep, bir insanda iyi ve güzel huyların tamamının meydana geldiğinin görülmesidir.”

Mevlana: “Eğer adem oğlunun edebi yoksa adem değildir. İnsan ile hayvan arasındaki fark edeptir. Göz gezdir ve Allah’ın kelamına “Kur’an’a” ayet ayet tamamına bak, Kur’anın anlamı edeptir.” “Eğer şeytanı ayaklarınızın altında görmek istiyorsanız gözünüzü açın ve biliniz ki şeytanın katili edeptir.”

Hasan Basri: “Edep, dinin gerçeklerini bilmedeki ince anlayış, dünyanın geçici ve aldatıcı zevklerine aldanmadan Allah’ ı hatırlatan bilgiler edinmek için yapılan eğitimdir.”
İbnul Kayyim El Cevzi: “Kişi kendisini ve sevdiklerini ateşten korumak istiyor ise edebi öğrensin, edebi öğretsin.”

Sehl B. Abdullah: “Edep ihlas ve kulluk ile azgın nefsi uslandırmaktır.”

İmam Suhreverdi: “İlim ve bilginin yüceliği edep ile anlaşılır. Davranışlar, ilim ve irfan ile kabul görür ve insan, güzel edep ve ahlakı ile dünya ve ukba muradına ulaşır.”
İmam Gazali: “Ahlakın en mükemmeli, edebin en üstünü, Din’de edeptir. Dinde yücelmek, Allah’ın emirlerine itaat edip, peygamberimizin edeplerini bilmek ve uymak ile mümkündür.”

Lokman Hekim kendisinbirkaç örnek vermekle yetineceğiz:

Hz. Ebubekir’in (r.a) Edebi: Efendimizin hastalığında İslam’ın birinci halifesi Hz. Ebubekir, onu ziyarete gider. Bir müddet sohbet ettikten sonra tekrar evine döner. Efendimize olan sevgisinden dolayı üzüntüsünde o da hasta olup yatağa düşer. Efendimiz onun hastalığını duyunca iade-i ziyaret nedeniyle evine gittiğinde Hz. Ebubekir onun gelişini görünce bir anda yataktan kalkar ve “habibim hastalandı, ona olan üzüntümden dolayı ben yatağa düştüm, o iyileşince, onu iyileşmiş görünce ben de iyileştim, şifa buldum” diyerek sevgi ve bağlılıkta edebin en güzel örneğini gösterir.
Hz. Ömer’in (r.a) Edebi: Adaleti ve cesareti ile İslam düşmanlarını titreten, dize getiren Hz. Ömer’e bir gün: “Ey Ömer, Allah’tan kork” denildiğinde hayvandan çabucak inip yüzünü toprağa sürer. Rengi kaçmış, sesi sönük bir halde” Ömer kim oluyor ki Allah’tan korkmasın” der. Onun bu davranışı, Rabbine olan inancı ve edebinin örneğidir.
Hz. Osman’ın (r.a) Edebi: Hilafeti döneminde evinin etrafı kuşatılan Hz. Osman, Kur’an okurken bir ara uyuklar. Rüyasında efendimizi görür. Efendimiz ona “Ya Osman, dilersen iftarı bizim yanımızda yapabilirsin, istersen yardımına gelip seni kurtarsınlar” denildiğinde o, “şehit olup sizinle birlikte iftar etmek isterim ya Resulallah” der. Zor zamanlarda bile efendimize olan sevgisi, edebi, her türlü yardımı reddetmesini belirten ne güzel bir örnektir bu.

Hz. Ali’nin (r.a) Edebi: Savaşta düşmanı mağlup edip, altına aldığında düşman onun yüzüne tükürür. Bu davranışından dolayı onu serbest bırakır. Şaşırıp “yüzüne tükürdüğüm halde beni niçin serbest bıraktın” diyen düşmana Hz. Ali, “biz savaşı Allah için yaparız, senin bu davranışın nefsi duygularımı kabarttı, eğer seni öldürseydim bu Allah için değil nefsim için olacaktı” der ve İslam düşmanı bu ince davranıştan dolayı iman edip erenler safına katılır. Hz. Ali’nin bu davranışı ihlas ehlinin savaştaki edebinin en güzel örneğidir.

Her Müslüman, edep ile ilgili benzeri örneklerden etkilenerek elde edilen güzel ve olumlu davranışlar sergilemeli, eğilip bükülmeden, böbürlenmeden, şımarmadan, tevazu ve ağırbaşlılıkla yürümeyi, yapmacık hareketlerden kaçınmayı önemli bir davranış biçimi olarak yaşayabilmeli “edeple bütünleşmelidir”.. “Rahman’ın kulları tevazu ve vakar ile yürürler. Cahiller kendilerine laf atıp, sataştıkları zaman, aldırmadan, selametle (esenlikle) kalın deyip geçerler.” (Furkan-65)

Alıntıdır…

Dışarı çıkıp etrafda gördüğümüz olumsuzluklar çok fazlası ile üzüyor insanı nasıl toplumduk nasıl toplum yetişiyor her gördüğüm olumsuzluklar beni üzüyor yokmu bunları düzeltmek için bunun çaresi olmalı, olmalı bu kadar serbestlik olmaz kişi edebi öğrenmişmidir, hayata geçirmek çokmu zor geliyor sırf modern olmak içinmi yani edebsizlik moderlinkmi oluyor nerde anneler,babalar çocuklar biraz korksun bir şeylerden yoksa anne,babalar korkacak evlatlarından belki gereken edep verildide almıyorlarsa yapacak birşey yok.. durum bu kadar kötüye gidiyorsa kendimizi sorgulamalıyız gelecekteki toplum açıkcası endişelendiriyor,bu kadar başı boş bırakılmamalı geleceğimiz olan çocuklarımız dedimya dışarıda yakınlarımızda gördüklerim gerçekten üzüyor dinimizi öğrenerek yetişseler çocuklarımız daha farklı olacak ahiretimizde o kadar güzel olacak,dualarımız "RABBİM"sen yardım et ,sana inananlara ve senin rızana göre yaşamayı nasip eyle cümlemize amin..ayfersultan

5 yorum:

fatma48-hazanyagmuru4 dedi ki...

ağzına yüreğine sağlık çok güzel zevkle okudum ALLAHtan korkan kuldan utananlarla karşılaştırsın rabbim sevgiler canım

SEVGİ dedi ki...

Günümüz insanının en çok ihtiyacı olan vasıflardan biri...
Rabbim edepten ayırmasın bizleri..

Jibek dedi ki...

Ablacım Allah razı olsun, emeğine sağlık. Büyüklerimiz negüzel ifade etmişler, Allah onlardanda razı olup bizleri şefeatlerine nail eylesin.amin.
Rabbim edep elbisesini giyipte hakkıyla taşıyanlardan eylesin hepimizi.kalbi muhabbetler.

hayatcemresi dedi ki...

...Amin.
Paylaştığın bu güzellikler için çok teşekkürler.

ahsen58 dedi ki...

canım sayfama uğrarmısın ödülün var