9 Şubat 2010 Salı

HACAMAT VE SÜLÜK TEDAVİSİ

Evet arkadaşlar şimdiye kadar gördüğüm tedaviler netice vermeyince bu tedaviye başladım esas sorunum bel ve varis rahatsızlığı bu tedavinin bana faydası olacağına inanarak başladım..bu konuda gereken bilgileri alınca kararımı netleşti..bu tedavinin başındayım faydasını görmeye başladım baş ağrıları,uykusuzluk,gerginlik bunlar aza indi..RABBİMİ'in izni ile iyileşeceğime inanıyorum..görelim mevlam neyler,neylerse güzel eyler..

*****

netten aldığım bilgilerden paylaşmak istedim...

Şabi’den gelen rivayete göre Peygamberimiz şöyle buyurmuştur

İlaçların en hayırlısı … … , hacamat, müshil ve sülüktür” (Kenzu’l-Ummal, h.no: 28167-Beyhakî’den naklen-).

Lisanu’l-Arap’ta da (“ALK” maddesi).”Amir/Şabî’den yapılan Rivayete göre, Hz. Peygamber(a.s.m) şöyle buyurmuştur: “İlaçların en güzeli, sülük ve hacamattır” denilerek söz konusu hadise atıfta bulunulmuştur.

Not: Konuyla ilgili şu yazıyı okumanızı tavsiye ederiz:

Sülük tedavisi her derde deva mı ?

Çocukluğumda hamamlarda sülük vurunurlardı. Yani, birkaç santimetre uzunluğunda sülük dediğimiz hayvan vasıtasıyla şifa için kan aldırırlardı. Yenilere kadar da bunu iptidai bir metot olarak bilirdim. Halbuki şimdi, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde tıp araştırmacılarının, sülüklerle yeniden araştırma yapmaya başladıklarını hayretle görüyoruz. Belirli şartlar altında bu hayvan, faydalı bir tedavi vasıtası kabul edilmektedir.

Doktorların tıbbî sülük dedikleri bizim küçük vampir, acaba nasıl kan emer? İnsanlar hangi cesaretle bu hayvana derilerini, damarlarını kestirip de kanlarını akıttırıyorlar?

Sülükler, tâ doğuştan modern kan alma metoduna sahiptir. Yani, Sani-i Hakîm, bu iş için onları hususi tanzim etmiş. Şimdi bir laboratuara gidip kan aldırmağa kalksanız; mutlaka canınız yanar. Amma bizim tıbbî sülük hiç acıtmaz. Cenab-ı Hak ona üç adet jilet keskinliğinde çene takmış. O, bunlarla operasyon yapar. Sonra yaraya, uyuşturucu şırınga etmeyi de ihmal etmez! İşte bunun için kanını emeceği kimseyi acıtmaz. Acaba bizim sülük efendi, insanların sinir sistemine sahip olduklarını, bunları uyuşturunca acı çektirmeyeceğini hangi tıp fakültesinden öğrendi? Sonra kendi özel uyuşturucu maddesini hangi laboratuarda keşfetti?

Dahası var. tıbbî mahareti bundan ibaret değil. İnsanların bir tarafı kesilse ve küçük bir yara açılsa, kan birkaç dakika sonra kendiliğinden kesilir. Bu da Cenab-ı Allah'ın hayatımızın devamı için kanımıza verdiği bir özelliktir. Aksi takdirde hastalık var demektir. Bizim sülük efendi, kestiği damara yanaştı mı, normal olarak şöyle bir yarım saat kadar kan emmelidir. Çünkü ancak bu zaman zarfında bir öğünlük gıdasını alabilir. Eh, bilim sülük efendi insan kanun en iyi tanıyanlardan birisidir! Nasıl olsa o, en az bir doktor kadar bilgili ve bir kimyager kadar maharetli!

Bunun için vücudunda salgı bezleri inşa etmiş. Bu minik laboratuarlarda, kanın pıhtılaşmasını önleyici birudun denilen maddeyi keşfedip imal etmeye başlamış. Uyuşturucunun yanı sıra, deriye bu maddeyi de şırınga eder. Böylece kanın; sürekli akmasını sağlayarak istediği kadar içer. Önce, sarsılıp titreyerek emmeye başlar. 20 - 30 dakika sonra, bir öğünlük gıdasını oluşturan kanla şişmiş olarak deriden ayrılır. Ve yavaş yavaş sindirim işlemine başlar.

Hani insan, sülüğün kan emmek için sahip olduğu özel aletlerini, vücudunun hususi tanzimini ve tıbbî maharetlerini Cenab-ı Allah'a vermese, onu, mütehassıs bir doktor, eşsiz bir biyokimyacı kabul etmesi gerekiyor. Bilmem başka nasıl izah edeceğiz? Onu yaratan ancak Cenab-ı Hak'tır. Çünkü Rabbimiz canlıları ve onların kanlarını, sinir sistemlerini en iyi bilen Zat'tır. İşte bunun için sülüğü ona göre tanzim etmiştir: Sülüğün varlığı ve kan emmek için hususi tanzimi gösteriyor ki, sülüğü kim yaratmışsa, insanları da yaratan O'dur. Evet, bir sülüğün vücudumuzda açacağı yarayı uyuşturabilmesi, kanımızın akışını sağlayan birudun maddesini imal edebilmesi, yaratıcının birliğine bir ispattır. Vahdaniyete bir delildir.

Bakın, sülüğün vücudunda, Rabbimizin daha ne hikmetleri var.

Sülük, bir insan vücudundan 20 - 30 dakikada aldığı kanla, hayatını tânı altı ay kadar sürdürebilir. Bunu nasıl sağlar? Niçin bir emişte hu kadar çok kan alma istidadı verilmiş?

Tıbbî sülük, yaşadığı kendi tabiî sulak ortamında, insan kanına benzeyen bir besini kolay kolay bulamaz. Bu yüzden Sani-î Hakim olan Rabbimiz, onun vücuduna, elde ettiği bir besinden en fazla faydalanabileceği bir sistem yerleştirmiştir. Şöyle ki : Bir öğünlük besinini emip ve depolarken vücudu, normal hacmine göre on kat şişebilmektedir. Emmeden sonra, önce kanın suyu ayrılır ve özel ceplerde depolanır. İş bununla da bitmez. Kanın çözüşmemesi gerekir. Bunun için de bağırsaklarında bulundurduğu özel bakterileri (Pseudomonas hirudinus) kullanır. İşte bu sistem sayesinde bir sülük, yalnız bir öğün yemeği ile hayatını altı ay kadar sürdürebilir. Hatta bu süre sonunda kendi vücut dokularını parçalayarak bir süre daha yaşayabilir.

Bu hayvan şimdi modern tıpta nerelerde kullanılıyor?

Sülük uygulamasının, ciddi doku zedeleme sinin verdiği rahatsızlıkları giderdiği görülüyor. Meselâ ameliyattan sonra yara izini taşıyan dokuyu iyileştirdiğini gösteren emareler var. Sülükler kan çekme aracı olarak da kullanılabilecek. Bilhassa kalp yetmezliği, ya da kalp krizi geçiren insanların tedavisi onların yeni kullanım sahalarıdır. Ayrıca son araştırmalar, vücuttan kopmuş organların dikilmesinde de onların işe yaradığını göstermiştir.

Sülüğün hiç acıtmadan, modern bir tarzda kan emebilme vasfı, bu şekilde hususi tanzimi bize mühim bir sünnete işaret etmektedir : Kan aldırmak. Hazret-i Peygamber hacamat âleti vurmakla kan aldırmıştır. Bir hadîste şöyle duyuruluyor:

Şifa üç şeye münhasırdır : Bal şerbeti içmek hacamat âleti vurmak, ateşle dağlamak. Fakat ümmetimi (başka çare kalmadıkça) ateşle dağlamaktan men ederim (Sahîh-i Buhari; 12. cilt, sayfa 79).

Mademki iki cihan serveri, Hz. Peygamber(sas), kan aldırmak şifa demiştir, o mutlaka şifadır. Çünkü O'nu konuşturan Rabbimizdir. O kendi hevasından, nefsinden konuşmaz. Sünnetinde, emir ve tavsiyelerinde, hem bu hayatımız için, hem de öldükten sonraki ebedî hayatımız için derin hikmetler, azim faydalar vardır.

Şimdi tıp ilmine bakalım. Kan aldırmak gerçekten insan sağlığı için faydalı mı?

Kan aldırılınca, anormal derecede koyu kanı bulunan hastaların beyinlerinden geçen kan akışı hızlanabilmektedir. Bu keşif, Londra Milli Hastahanesinde ve Kopenhag Kraliyet hastahanesindeki araştırmalarda bulunmuştur.

Kanın emilin incelmesi, kandaki alyuvar yoğunluğunu azaltır. Böylece kalp, beyne daha rahat pompalama yapar. Kan emilince, kandaki oksijen taşıyıcı madde olan hemoglobin seviyesi de düşer. Bu yüzden kan, beyine yeterli oksijeni taşıyabilmesi için daha hızlı akmaya başlar.

Ayrıca araştırmacılar, kan akışının artmasıyla insanın ataklığının fark edilir derecede arttığını ispatlamışlardır.

Koyu kandan dolayı kalp krizi ve kalp yetmezliği tehlikesi altında bulunan insanlarda kan aldırmanın koruyucu bir rol oynayabileceği de tahmin edilmektedir. Bu tahmin, İngiltere ve Danimarka'da yapılan son araştırmalarca desteklenmektedir.

Şimdi düşünelim : 1400 sene evvel yaşamış ümmî bir insan, kan aldırmanın bunca faydasını nasıl bildi? 1400 sene evvel, şimdiki zamana kıyasla, cehaletin kol gezdiği bir devirde, bir insanın çıkıp ta başını yardırıp kan aldırması kolay anlaşılacak bir iş değildir. Böyle derin tıp ilgisi isteyen bir işi, O Zat'ın, kendinden emin olarak yapması ve etrafına da inandırması, O'nun peygamberliğine aşikâr bir delildir.

H.Hüseyin Korkmaz/





8 yorum:

havvanur dedi ki...

şifa ise denemende fayda var bn çok korkarım :)) şifa olsun ablacım arkadaşımda yapmıştı varis için faydalanmıştı zaten sülük kanı aldıktan sora ölürse faydasını öle anlaşılıyomuş

nurgülün dünyası dedi ki...

S.A.Arkadaşım.Hacamatı ve sülük tutmayı küçüklüğümden beri çok duyduğum ama denemediğim bir şey.Banada söylediler ama korkuyorum.Belki zamanla denerim.Rabbim Şafi ismi hürmetine acil şifa ihsan eylesin.Allah'a emanet olun.

CAHİDE dedi ki...

Canım ablam unutulmuş hazineler bunlar.Eskide kaldı diye önemsenmeyenler şimdi birer birer değer görüyor.Allah şifalar versin ablacım....

fatma48-hazanyagmuru4 dedi ki...

canım hep aklıma gelirde bir türlü cesaret edemediğim birşey sülük benim çocukluğumda ninem devamlı sülük vururdu ayaklarına emmesi bittiğindede onu külün içine koyup emmdiği kanı sağardı yani kusturur onları tekrar şişedeki suya koyardı hacamat faydalı oldugunu eskiler hep bilirmiş demekki yaparlardı şimdilerde bilende yapanda yok allah şifalar versin inşallah faydasını göreceksin a.e.o sağlıklı günler dilerim sevgiler

ayfersultan dedi ki...

İnanın arkadaşlar çok araştırdım çok düşündüm doğru bir karar olduğunu faydasını görmem de önemli..ben yaptırdığıma göre kimse korkmasın sivri sinek ıssırması gibi akabinde salgıladıgı sıvı uyuşturuyor..korkmaya değmez bize ilaçları gönderenler kendilerine bu tedaviyi uyguluyorlar..peygamberimizin(sav)tavsiyesi bizede uygulamak düşüyor.. güzel dilekleriniz için sağolun

Jibek dedi ki...

Ziyadesiyle ilgimi çeken bu yazınızı yeni gördüm. Öncelikle Rabbim, Şafi cc. ismi celiliyle tecelli eyleyip şifalar versin ablacım.
Ben İstanbuldayken, Zeytinburnu Belediyesinin her mayıs ayında düzenlediği TIP FESTİVALİnde doağl kozmetik ve aromatik masaj yağları standı katılımcısıydım.Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesinde Hacamat ve Sülük seminerine katılan Dr. Turgay bey'in engin bilgilerinden istifade etmiştim.
Daha önceleri de sünnet ise mutlaka şifası vardır diyerek her mayıs ayında omuzlar ve kürek kemiği ortasından hacamat yaptırıyordum, fakat burada önemli nokta! özellikle mayıs ayında olmasının sebebi: bahar da kainat ile birlikte kan dolaşım sistemimizinde canlandığı için bu dönemde vücudumuzdaki kirli kan ile birlikte toksinleri ve diğer hastalık sebeplerini de bir nebzede kurtulmayı sağlamasıdır.
Bu kan aldırma yöntemlerinden önce, kan sulandırıcı ilaçlar, asprin,kiraz vs. kullanılmaması gerektiğini sizde biliyorsunuzdur ablacım.
Hele sülük konusunda, ehil kişilere yaptırılması ve daha önce kullanılıp kusturulmuş bir sülük olmaması çok önemli.
Bu konuda sormak istediğiniz birşey olursa, elimden geldiğince yardımcı olurum inşaallah.
En derin muhabbetle Allaha'a emanet olun.

ayfersultan dedi ki...

jibekim,ilgin için çok sağol RABBİM razı olsun..bende bu konuda araştırma yapmış öyle karar vermiştim yapılan tedavi istediğim neticeyi vermedi ama mecburen erkn yaptırmak zorunda kaldım ilmi tedavilerde kaplıcada dahil mayıs ayında olduğunu bilmeme rağmen.. faydası oluyor acil iyileşmem lazım çünkü oğlumun düğünü var bu güne kadar toparlanma lazım düşüncesi ile.. bu yıl böyle oldu RABBİM nasip ederse seneye mayıs ayında başlarım tedaviden önce ilaçları kestim.tedaviyi sağlıkcı arkadaşımız yapıyor aynı zamanda dr.yardımcısı o konuda rahatım..tekrar teşekürler..bakalım mevlam neyler,neylerse güzel eyler...

Jibek dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.